Sabah erken kalkmayı severdim. Düzeltiyorum, severim. günün
ilk ışığı güzeldir. Herkesten önce görmek güzel. Yürümeyi severim. Sırtıma
çanta takmak güzel, spor ayakkabıları güzeldir.
O sabah da erken kalktım böyle. Yürürken ayağım takıldı taşa
ayakkabım da yeni diye telaş ettim. Kendinden küçük insanlar güzel. Hani küçük
dedim de yaş olarak. İnsanlar güzel mi bilmem de ağaçlar güzeldir. Yollar,
kaldırımlar. severim, cansız cansız.
Doldurdum bir
fincan kahve. Fincanım da özeldir benim, diğerlerinden ebat olarak az daha büyük.
Serin serin eser bu zamanlar bir kara meltemi. Yazılarım
bile değişmiş be benim.
Masama oturdum mu sevinirim az. Kahve sigarayı da severim,
sahiplenirim benim derim. Kaçak içerim halbuki, kaçak dedim de habersiz içerim
insanların bir kısmından. O kısmı da güzeldir hikayenin.
Müzik güzel, çalıyor da masamın tepesinden usul usul.
Değişmeyen tek şey hep müzik oluyor ya bak ona şaşıyorum. Sonra geçiyor. Şarkı
söylemek de güzel. İçim açılıyor gibi.
Kitap okumak da
güzel. Kitabı müzik dinlemek için kullanırım bazı bazı. Özgür değil de izinli
gibi birşeye benziyorum bu haldeyken.
Yine bir gün arabadayken çalıyor bir şarkı, sesli sesli
söylüyorum. sesimin de yetmediği yerler oluyor, o zaman da başka tona
geçiyorum. ton diyorum hem de doğru değil de işte napayım. Elimle ritm tutuyorum, Şarkı da ben bağırdıkça
bağırıyor resmen. Bazen de rüzgara bırakıyorum elimi. Hissetmek de güzel.
Rüzgar güzel.
Göğe bakıyorum, saat
gece 1'e yaklaşıyor. Eve dönüyorum. Göğe bakıyorum, Yıldızlara bakıyorum.
Yıldızlar güzel...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder